Statcounter

18 Nisan 2013 Perşembe

Bombardımandan Kaçan Aile





Humus-Rastan'da bombardımandan kaçan aile.


Bu videoyu özellikle ayrı başlık altında yayınlamak istedim. Diğer haberlerin arasında kısa zamanda eriyip kaybolmasın diye. O insanların yerine kendimizi koyalım. Rejimin yaptığı bombardımanlar muhalif savaşçıları vurmak amaçlı değil, aksine tamamen uzun vadede uygulanan bir yıpratma politikası. Bir ülkenin vatandaşlarının, şehirlerin kasabaların altyapısının yıllarca her gün durmadan bombalandığını bir düşünün. Buna kim dayanır. Emin olun Esed bu korkunç bombardımanı en az bir yıl daha devam ettirmesi gerektiğini düşünüyor. Şu noktayı da hatırlatmak isterim ki her gün ülkede rejim güçleri tarafından ağırlıklı olarak sivillerin bulunduğu yaklaşık 400-500 nokta bombalanıyor.



Bir örnek; bugün Humus-Telbiseh'te bombardımanda birçok çocuk yaralandı.


18 Nisan







  • Raqqa: 93.Tugaydan Ein Issa'ya gelen konvoy kuşatıldı ve 4 tank vuruldu. Konvoyda bulunan askerlerden 90 adedi muhalif saflarına kaçtı.

  • Daraa-Busr al Harir: Mühimmat Taburunda muhaliflerin bombardımanı sonrası patlamalar ve yangın.


  • Deyr ez Zur-Huweika: Vurulan bir BMP.

  • Deyr ez Zur: Siyasa Köprüsü üzerinde yanan bir BMP.

  • Şam-Qalamoun: 4.Tugay Qalamun Dağından Şam merkezine çekiliyor. Büyük Şam savaşı yaklaşıyor.

  • Şam-Qalamoun: Qalamoun dağında önemli bir kontrol noktası vuruldu.

  • Humus-Qusayr: Dabaa Havaalanında ele geçirilen ganimetlerin bir kısmı.

  • İdlib-Babuleen: ÖSO rejim güçlerine mensup 7 kişiyi yakaladı. Geçtiğimiz günlerde burada ÖSO ağır bir darbe almış ve onlarca savaşçısı hayatını kaybetmişti. Bu kasaba ve diğer birkaç kasaba daha kuzeyde bulunan Wadi Dayf ve Hamdaniyeh üslerine olan ikmalin sağlanabilmesi açısından rejim çok önemli. Uzun süredir muhaliflerin elinde tuttuğu ve yoldan ikmale müsaade etmediği bölgede rejim güçleri birkaç gün önce kuşatmayı yarmış ve üslere bir miktar takviye göndermeyi başarmıştı. Halen burada çatışmalar devam ediyor.

  • Deyr ez Zur: Rami köyünde rejim binalarından biri havaya uçuruldu.
  • Şam-Moadamiyat: Şu ana kadar 3 rejim tankı vuruldu.

  • Halep: ÖSO Mingh Havaalanında bulunan bir helikopteri vurdu.

  • Daraa-Tseel: Bir kontrol noktası ele geçirildi.


  • Deyr ez Zur: Muhalif güçler havaalanına el yapımı roketlerle saldırıyor.

  • Şam: Dün haberine yer verdiğimiz Drousha kontrol noktasının ele geçirilişine dair videolar.



  • Şam-Mouadamiyat: Bombardıman sonucu yaralanan çocuklar 

  • İdlib-Yakoubiya: Burada Ahrar al Sham tarafından ele geçirilen ganimetlerin bir kısmı.
  • Humus-Qusayr: Üst rütbeli bir Hizbuşşeytan subayı olan Hüseyin Salah Habib Qusayr'daki çatışmalarda öldürüldü.

  • İdlib: Muhalifler bir tankı vuruyor ardından rejim askerleri söndürmek için tanka kovalarla su döküyor.

  • Şam-Sayyidah Zainab: Muhalifler 25 şebbihanın bulunduğu otobüsü havaya uçurdu.

  • Şam-Adra: 39.Tugay civarında çatışmalar sürüyor. Adra'da başarı sağlayan muhalifler bir süredir buraya saldırıyor.

  • Şam: Mazzeh ten Daraya'yı rejim böyle bombalıyor.

  • Humus-VİDEO: Rejim güçleri muhaliflere silah sağlayan 3 Nusayri subaya işkence ediyor.

  • Halep-Azaz: Dün bölgeye düşen ve onlaca kayba sebep olan Scud yada benzeri füzenin yol açtığı yıkım.

  • Humus-Houla: Bombardımanda yaralanan bir çocuk.

  • Deyr ez Zur: Otuzdan fazla rejim askerinin öldürüldüğü özel operasyonun videosu. Yer altından tünel kazarak binanın altını patlayıcıyla doldurup binayı içindekilerle havaya uçuruyorlar. Muhtemelen bu dün yer verdiğimiz haberle aynı.

  • Şam: Muhalif savaşçılar Ain Tarma kontrol noktasını ele geçirdi.
Çatışmalardan görüntüler

Ele geçirilen kontrol noktası

http://wikimapia.org/#lang=de&lat=33.512508&lon=36.337232&z=18&m=b
Haritadaki yeri
  • Humus: Uzun süren çatışmalardan ve diğer direniş gruplarına yapılan yardım çağrılarından sonra rejim güçleri Abel Köyüne girdi. Yazık oldu. Allah yardımcıları olsun eğer kalanlar varsa.


  • Daraa: Abbasiya bölgesi ele geçirildi.

  • Humus: Ele geçirilen Dabaa Havaalanından görüntüler.

  • Şam-Jdeidet Artouz: Semtte Esed güçlerinin korkunç bir katliam işledikleri haberleri var. Fakat henüz bir detay alınamadı.

  • Humus: Qaryatayn kontrol noktası ele geçirildi.

  • Halep: Muhalifler ele geçirdikten sonra Shqayyef Endüstri bölgesinden görüntüler.

Haritadaki yeri

  • Halep: Muhalifler ele geçirdikten sonra Rahbat al Jandoul askeri üssü. Burası Shqayyef Endüstri bölgesi ve askeri üssü ile yan yana.


Haritadaki yeri


17 Nisan 2013 Çarşamba

Hadad Katliamı-Kamışlı





Katliamın ilk görüntüleri

17 Nisan







Yaralı bir sivile yardım ederken görülen kardeşimiz Ahmed al Hbeishy(Banyas) Esed keskin nişancısı tarafından vurularak şehid oldu inş.-Humus


  • Halep-Izaz: Scud saldırısı sonucu onlarca kayıp var.

  • Humus: Muhalifler Humus'un güney kırsalındaki Dabaa Havaalanını ele geçirdi. Henüz gelen görüntü yok.

  • Deyr ez Zur-Mo Hassin: Muhalif savaşçılar Havaalanında mühimmat depolarınıi kerosen tanklarını ve 4 savaş uçağını vurdu. Buna karşılık havaalanından Mo Hassin kasabasına bombardıman yapıldı. Videoda Mo Hassin bombardıman sonrası görülüyor.

  • Şam-VİDEO: Rejim Qasyoun dağından şehri böyle bombalıyor. Düzenli bir ordunun yapacağı bir hava saldırısıyla buradaki tüm bataryalar 5 dk. içinde yok edilebilir. Hatta binlerce km mesafeden bile hassasiyetle vurulabilir. Ama gelin görün ki mazlum Suriyeliler kendi kaderlerine terk edildiler.


  • Halep: Hapishaneyi Ele Geçirme Operasyonu'nda Handarat mülteci kampındaki Esed güçlerine teslim olmaları için 48 saat süre verildi.

  • Raqqa: ÖSO dün şehirdeki şeker fabrikalarını ele geçirdi.

  • VİDEO: Nusret Cephesi ile ilgili istihbarat toplamakla görevlendirilen ve sonrasında Nusret Cephesine katılan Ürdünlü istihbaratçı.

  • Daraa-Al Balad: Muhalifler kontrol noktasında Esed haydutunu vuruyor.

  • Humus-Telbiseh: Yöre sakinleri yer altına büyük su borularını da kullanarak sığınaklar yapmış. Bombardıman esnasında sadece çocukları buraya saklıyorlar.

  • Humus-Qusayr: Nazariyeh köyü civarına 700 kadar hizbullah militanı yerleştirildiği bildirildi. Muhalif yetkililerin beyanatına göre Hizbullah tüm kuvvetini buraya yığdı çünkü burayı bir ölüm kalım savaşı olarak görüyor.

  • Şam-Jdeidet Artouz: ÖSO semte girmeye çalışan bir tankı vurdu.

  • Humus-Doğu Buweida: Scud benzeri bir füzenin düşmesi sonucu en az 12 sivil öldü.

Haritadaki yeri

  • Deyr ez Zur: Muhalif savaşçılar Rasafe civarında sıradışı bir operasyonla rejim haydutlarının bulunduğu bir binayı hedef aldı ve 25'ten fazla rejim askeri ve haydutu öldürüldü.

  • İdlib-Hass: Bombardımanda şehit olan küçük Ahmad Abdullah.

  • Şam-Darocha: ÖSO Darocha kontrol noktasını ele geçirdi. 

  • Raqqa: Çatışmada savaşçılara takviye için gelen Nusret Cephesi savaşçıları.

  • Deyr ez Zur: Muhalifler aylardır kuşatma altındaki Deyr ez Zur Havaalanına saldırılarını sürdürüyor. 

Videoda muhaliflerin havan saldırısı sonrası havaalanında çıkan yangının dumanı görülüyor


  • Humus: Muhalifler Dabaa Havaalanını ele geçirme operasyonunu başlattı.

  • VİDEO: Ölen aile fertlerini uyandırmaya çalışan adamın videosu.

  • Şam Kırsalı: Jdaidet Alfadel'de rejim güçleri bir aileyi bıçaklarla katletti ve evden dışarı çıkmayı reddeden bir aileyi evle beraber ateşe verdi.

  • Şam Kırsalı: Jdaidet Alfadel'de bir tank vuruldu.

  • Halep: Muhalif güçler Mingh Havaalanına girdi. Detaylı haber henüz yok. Allah muvaffak etsin. Bildiğiniz üzere bu havaalanı aylardır muhalifler tarafından kuşatılmıştı.

  • Şam-Uteybe: Kasabanın civarında çatışmalar sürüyor. ÖSO 17 rejim askerini öldürdü. Rejim bu kasabayı ele geçirmek için saldırıyor.

  • Daraa-Khirbet Ghazaleh: ÖSO uluslararası otoyol üzerinde bir konvoyu vurdu ve rejim güçleri birçok kayıp verdi. 



  • İdlib-Maarat al Nouman: Rejim güçleri Al Tah'ı geri almaya çalıştıysa da ÖSO saldırıları püskürttü. ÖSO Babuleen'de kaybetmiş oldukları yerleri almak için saldırdı, çatışmalar sürüyor. Ölüm yolu dediğimiz ve daha önceden de birçok habere konu olan bölge burası.
http://wikimapia.org/#lang=tr&lat=35.504562&lon=36.672707&z=12&m=b&search=hich

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=2qyHGx6jLME
Rejimin eline geçen Baboleen de şehit düşenlerin rejim tarafından çekilen görüntüleri
Görüntüler ele geçirilen bir şebbihanın üzerinden çıktı




ABD Suriye deki Savaşı Devam Ettirtmeli mi?



Suriye'den gelen haberler kötüye gidiyor. Üçüncü yılına giren acımasız Esed rejimi ve çoğu sünni muhalifler arasındaki iç savaş nerdeyse 100.000 can aldı ve vahşi ve ölümcül bir çıkmaza girdi. İnsani kayıpların da ötesinde tüm bölgeyi içine çekmekle tehdit ediyor: Suriye'nin muhalif güçleri Türkiye, Ürdün ve Lübnan'ı destabilize edecek şekilde ülke sınırları dışına kamp kurdu. Mülteciler bu ülkelerin sınır bölgelerini yönetilemez hale getirdi. BM'nin barış görüşmeleri hiçbir zaman gündemden çıkmadı ve çatışma kötüye gittikçe Avrupa ve ABD'den sağ ve sol kanattan sesler bir an önce bir çeşit müdahale yapılması için bastırmaya başladı. Şu ana kadar Obama yönetimi destekleyeceği muhalifleri tanımlamakla meşgul oldu ve resmi olarak Esed rejimi ve düşmanları arasında bir barış anlaşmasının yapılmasını umarak dışarıda kalmayı tercih etti.

Suriye'de olup bitenin önemi gözönüne alındığında ABD'nin geçen her hafta boyunca mümkünlüğü zayıflayan bir barış anlaşmasını bekleyerek bu kadar dışarıda kalmayı tercih etmesi şaşırtıcı gelebilir. Ama olaylara başka bir yönden de bakılabileceği ABD için belirginleşiyor. Batılı bir grup dış politika uzmanına göre sessizce kaynayan Suriye'deki uzun, zamana yayılmış bir çatışma ABD çıkarlarını tehdit etmez aksine bu çıkarlarına hizmet bile edebilir. Esed bir canavar ve despot olabilir ama yerine kim gelirse gelsin ABD için daha kötü biri olacak. Ve ayrıca savaş sürdüğü müddetçe ABD'ye bazı açık faydaları var: Çatışma bölgedeki doğal ABD hasımları olan İran, Hizbullah ve Esed rejimini yıpratacak. En pragmatik politik hesaplara göre Suriye meselesine en iyi çözüm ABD çıkarları sağlandığı müddetçe çözümsüzlüğün ta kendisidir.

Suriye'deki çatışmanın ABD çıkarlarına hizmet ettiği doğru ise bu rahatsız edici bakış daha da rahatsız edici bir soruyu doğuruyor: bu anlayış doğrultusunda ne yapmalı. ABD'yi diğer milletlerin nasıl gördüğünün de ötesinde Ameikalılar kendilerini bir ülke diğerini iç savaşla yok ederken seyredenler olarak değil ahlaklı aktörler olarak görürler. Ve zaman geçtikçe -özellikle de dışarıdakilerde- ABD durdurmak için daha fazlasını yapabileceği bir katliama müsaade ediyormuş izlenimi oluşuyor.

Şu an için Amerika'da müdahale ile ilgili tartışmalar yapmacık bir esintiye benziyor. Akan kanı durdurmak için müdahale edebiliriz ama ya kontrolümüz dışındaki koşullar ne olacak: finansal kriz, Esed'in yerine kimin geleceği endişesi, Irak savaşının halen süren etkileri. Bu ABD'nin neden direk olarak müdahale etmediğini açıklayabilir. Ama muhaliflere neden çok daha fazla yardım göndermediğini açıklamaz.

Suriye savaşının daha Makyavelist analizi önümüzdeki rahatsız edici tercihleri görmemize yardımcı oluyor. Durum daha da kötüleşerek uzayan iç savaş temel çıkarlarını etkilemedikçe ABD Suriye'deki dengeyi değiştireceğe benzemiyor. Ve olayların bu kadar kötüleşmesini istemiyorsak ABD'nin politik liderlerinin insani sıkıntıların bizim daha da açığa çıkan devlet çıkarlarımıza ne zaman baskın gelmeye başlayacağına dair daha somut-ve daha dürüstçe- konuşmaya başlamasının zamanı gelmiştir.

Arap uyanışı 2011'in baharında Beşşar Esed'in polis devletine karşı barışçıl gösterilerle Suriye'ye sıçradığında birçok ABD'li gözlemciyi yüreklendirmişti. Esed'in uzun ve kanlı hanedanı ile karşılaştırıldığında demokratik bir devrim umut vaad ediyordu. Ama rejim buna maksimum öldürücülükle, protestocuları yakalayarak ve bir kısmını işkenceyle öldürerek cevap verdi.

Ülke çapında silahlı gruplar ortaya çıkmaya ve Esedin ordusunu hırpalayarak bölgesel şehirlerin bir kuşağı üzerinde kontrol iddiasına başladılar.  Esed başkaldıran her yere top mermileri, füzeler ve bombalar yağdırarak bir yerle bir etme stratejisi güttü. Muhalifler yılın büyük bir kısmını sürekli bombardıman, keskin nişancı ateşi altında su, sağlık hizmeti yada elektrik yokluğu içinde geçirdi. İran ve Rusya askeri malzeme akışını aksatmadı ve Esedin büyük miktarda depoladığı kimyasal silahı da vardı. Bazı muhalif gruplar suçla itham edilmesine rağmen BM'nin öngördüğü ve yakın izleyicilere göre daha fazla olan 70.000'i geçen ölü sayısının büyük bir kısmının sorumlusu rejim.

Savaş kanlı ve uzlaşmaz bir çatışmanın içine girdikçe birçok kişi ABD'yi ılımlı muhalif gruplardan birini desteklemek ve zaferi kazanması için ne gerekiyorsa yapması çağrısında bulundu. Liberal insancıl kanat ölüler ve çatışma sebebiyle evlerinden uzağa sürülen milyonları dikkate alarak ABD'nin muhalif kanadı desteklemesini talep etti. Sağ kanat ise başka sebeplerle müdahale istiyor ve başarısız olunan bir Suriye'nin getireceği sıkıntıların gözardı edilemeyecek kadar ciddi olduğunu; ülkenin önemli bir stratejik yerde olduğunu,ve en güçlü koalisyonu olan Nusret Cephesi'nin el Qaide bağlantılı olduğunu belirterek müdahale istiyor. Tüm bu kaygıların yanında iki taraf ta ABD'nin  konuya dahil olup olmayacağının değil ne zaman dahil olacağının belirli olmadığını düşünüyor.

Görevi bıraktığı ve müdahalenin önde gelen bir savunucu hale geldiği geçtiğimiz yıla kadar Obama'nın Suriye politikasını yürüten Fred Hof "Suriye'nin şu anki durumunda ülkenin toptan çöküşü ve insani bir felaket olmasının da ötesinde, 22 milyon Suriyeli'yi değil en az iki komşusunu da içine çekeceğini söylüyor. Düşünceleri dış politika kurumunda geniş destek buluyor :  Devlet Kurumu sahne gerisinde dururken müdahaleci Anne -Marie Slaughter gibi liberaller ve Fouad Ajami gibi muhafazakarlar müdahaleci tavrı geliştirdiler.

Müdahale her zaman riskli ve Suriye'de diğer yerlerden daha da riskli. Rejimin güçlü bir ordusu ve Rusya ve İran gibi büyük destekçileri var. Bir müdahale ölüm sayısını dramatik bir şekilde artırabilir ve sınırlı bir coğrafyadaki çatışmayı bölgesel bir yangına çevirebilir. Ve ayrıca risklerin bir de öteki yüzü var: Savaş ayrıca ABD'nin düşmanları için saplandıkları bir çukur haline geliyor. Bölgenin ABD ve İsrail'e karşı en katı düşmanları olan Hizbullah ve İran, kaynakları ve asker güçlerinin hatırı sayılır bir kısmını Esed'in rejimini ayakta tutmak ve yeni askeri birimler oluşturmak için vakfetmiş durumda. Rusya Arap dünyasında sahip olduğu desteğe malolacak şekilde rejimin garantörlüğünü sürdürüyor.Sıkıntılı ABD müttefikleri olan körfez monarşileri silah göndererek ve ülke dışında politik organizasyonların kurulmasını destekleyerek muhaliflere küçük servetler harcıyorlar. Suriye'deki mücadele ne kadar tüm çevresinin ilgi ve kaynaklarını çekerse ABD'nin Orta Doğuda görece etkinliği o kadar artacaktır.

Eğer bu Suriye'yi müdahale için çekici bir hedef yapmıyorsa bu politikacılar ve savaşçılar için de aynı. Şu an için cihadi gruplar en etkili muhalif savaşçılar haline geldi ve ABD'ye karşı olan memnuniyetsizlikleri Esed'e olan öfkelerine yaklaştı. Egolar içlerinde dışarının destekleyeceği hiçbir birliktelik bırakmayacak şekilde her hafta yeni liderlerin çıktığı ve kaybolduğu muhalifleri böldü. Bu arada vahşi rejim Batı'nın da düşmanı. ABD'li tarihçi ve polemikçi Daniel Pipes(şedid bir İslam düşmanıdır) bir emailinde şunu diyor. "Çıkıp söyleyeceğim. Batı her seferinde kaybeden tarafı destekleyerek çatışmayı çıkmaza sürüklemelidir. Şeytani güçler birbiri ile savaşırken tehlikeleri azalır."

Pipes İslamcılara karşılığıyla ve ABD'nin ortadoğu politikasını eleştirmesiyle ve genellikle naif olduğunu söylemesiyle tanınıyor. Ama bu hususta bazı diplomatlar, karar vericiler ve dış politika uzmanlarının bana özelde söyldiği bir fikri dillendiriyor. Bunların bazıları Suriye çatışmasını yakından izleyen kariyer sahibi diplomatlar. Hiçkimse katliamın sürmesini istemiyor ama biri bana şunları söyledi: "Şu an için savaş ABD'nin çıkarına ve bu yüzden bir politika değişikliğini teşvik edecek birşey yok."

Çatışmayı yakından takip eden analizcilerin neredeyse dünya çapında tamamı daha fazla müdahale talep ediyor çünkü can kaybı açısından çıldırmış durumdalar. Ama birçoğu ulusal çıkarlarının buna engel olduğunun da farkında. "Rusya ABD'ye karşı bir duruş sergilediğini düşünüyor ve ABD ise düşmanlarının sıkıntı çekişini izliyor."diye şikayetçi oldu biri. "Suriye devleti daha sonra herkesi rahatsız edecek şekilde kendini daraltıyor."

Savaşın devam etmesini teşvik etmek kabul edilebilir mi? Politika dünyasında geçmişe emperyal çağa bakıldığında rekabet eden güçlerin rakiplerini zayıflatmak yada kolonilerini hizaya getirmek için genellikle uzak savaşları kışkırtmaları reelpolitiğin en cesaretli manevraları olarak görülür. Soğuk Savaş boyunca ABD Vietnam'dan Afganistan'a, Angola'ya, Nikaragua'ya kadar farklı ülkelerde bölgesel çatışmaları destekledi ama bunu Sovyetler Birliğini zayıflatmak olan asıl amacını komünizmin yayılmasını engellemek amacı altına gizleyerek yaptı.

Suriye'de savaşı uzatmanın ulvi bir amaca dayandığını iddia etmek mümkün değil ve hiç kimse, Pipes bile ABD'nin insani felakete suç ortağı pozisyonunu almasını istemiyor. Ama tercihler Suriye meselesinin neden çözümü bu kadar belirsiz bir problem haline geldiğini bize anlatıyor. Birincil önceliği çıkarlarından ziyade insani olan bir müdahale durumunda bile bir ülkenin yardım etmeye çalışırken bunun getireceği fayda yanında karşılaşacağı maliyet ve riskleri hesaplaması gerekli ve hele de bu olası maliyetler ülkenin kendi politik çıkarlarını zedeliyorsa buna kalkışıp kalkışmama kararını vermek zor birşey.

Peki ABD'nin müdahalesini gerektirecek kadar kötü ne olabilir? Yakın zamanda Srebrenica ve Rwanda'da yaşanan gibi korkunç bir katliam Beyaz Sarayı pozisyonunu değiştirmeye zorlayacak tepkiyi doğurabilir. Yani Suriye'nin imzalamadığı ama dünya ülkelerinin çoğunun imzaladığı Kimyasal Silahlar Konvansiyonunun geniş çaplı bir ihlali gibi. Ama çok daha yüksek ihtimalle görünüyor ki savaş taraflardan biri dış güçleri bir kazanan seçmeye ikna edecek kadar büyük bir zafer kazanana kadar içten içe devam edecek, hatta daha da ölümcül hale gelecek. Beyaz Saray zamanla kendisine daha yakın bulduğu muhaliflerin etkinliğini artırmasını ve belki de endişe veren cihadilere üstünlük sağlamasını umuyor. Bu yıllar alabilir. Birçok gözlemci Esed'in düşmesinden ve bunun ondan sonra iktidarı ele alanlarla iyi silahlanmış İslamcı koalisyon arasında olacak ve 5-10 yıl sürecek ve Suriye'yi Fırat üzerindeki Afganistana çevirecek bir savaşın çıkmasından endişe ediyor. Bundan sonra ne olursa olsun muhtemelen Suriye halkı için trajik olacak.

Bu titretici mentalite dillendirilmediği için şu anki suya sabuna dokunmayan politika birçok Amerikalı izleyiciyi şaşırtmaya devam ediyor. Beyaz Saray ve politik topluluk bunu kabul ettiğinde müdahale ile ilgili diyaloğu yönlendirmek daha kolay hale gelecek. Ancak bundan sonra gerçek ahlaki ve politik hesaplarla ilgili konuşmaya başlayabiliriz: örneğin, o zaman İran'ın gözünü morartmanın Suriyelilerin cesetleri ve mültecileri üzerinde hissemiz olmasına değip değmeyeceği.

Konuyla yakından ilgili olanlar için bu geçmiş bir çağa dönmek gibi mutsuzluk veren birşey. Lübnanlı Dürzi savaş lordu Velid Canbolat son iki yılının büyük kısmını Washingon ve Moskova'yı politik bir çözüm bulmaya ikna etmeye çalıştığı sonuçsuz bir çabayla geçirdi. Şimdi bundan vazgeçti. Kahve masasının üstündeki bir kitap yığınının üstünde duran "Büyük Oyun". Süpergüçlerin Merkez Asyayı bölgede yaşayanlar üzerindeki sonuçlarını umursamadan yüzyıllar boyu nasıl yönlendirdiğinin hikayesi. Suriye'ye baktığında Rusya ve ABD'nin çatışmanın ortasında yakalanmış suriyelilerin üzerinden çıkarlarını kovaladığı eski rekabetin yeniden canlandırılmış bir versiyonunu görüyor.

"Utanmazca(Alay edercesine de olabilir)" diyor yakın zamandaki bir röportajında. "Artık uzun bir iç savaşa doğru gidiyoruz."



Yazının aslı için:

http://beta.syriadeeply.org/op-eds/2013/04/thanassis-cambanis-america-syria-fight-on/#.UWrbN7WePoK
 



Ürdün Suudi Arabistan'ın silah Transferini Hızlandıracak

Ürdün Riyad'dan Amman'a 1 milyar dolarlık transferle aynı zamana denk gelecek şekilde sınırları boyunca Suudi Arabistan tarafından yönetilen silah transferine hız vermeyi kabul etti.

Bu hareket Amman'ın iki yıl boyunca sergilemeye çalıştığı duruşta sınırı boyunca çıkan iç savaşın sınırlarından içeri girmemesine çalışmaktan artık maddi sıkıntıdaki krallığı da içine çekmeden bir an önce savaşı bitirme yönünde ciddi bir değişikliğe işaret ediyor.

Ürdün'ün silah transferindeki rolü al Qaide bağlantılı gruplar üstünlük sağlamadan diğer grupları desteklemek için Suudi Arabistan, bazı körfez ülkeleri, İngiltere ve ABD keskin bir şekilde desteklerini arttırdığında belirginleşti.

Ürdün'ün duruşunun arkasındaki saik Suriye lideri Beşşar Esad'ı devirmekten çok el Qaide'yi yenmek ve ayrıca Amman'daki yetkililer iyice köşeye sıkışan komşularının bunun intikamını almaya çalışabileceği riskinin de arttığını kabul ediyor.

Batılı ve Arap diplomatlar el Qaide'nin popülerliğnin artmasını varolan bir tehdidin artması olarak görüyorlar. Krallıktaki güvenlikle ilgili şahsiyetler ayrıca krallığa karşı kazanma şansı pek olmayan ve bu yılın parlamento seçimlerini boykot eden Müslüman Kardeşlerdeki keskin bir yükselişten de endişe ediyorlar.

Kral Abdullah bu yılın başına kadar ülkenin sınırlarını mültecilere ve ordudan kaçanlara açarak ama 40 yıllık Esed hanedanını yıkmak için silah transferine ve ortaklaşa herhangi bir girişime izin vermeyerek Suriye krizine doğrudan müdahil olmaya isteksizdi.

Ürdünlü, Suriyeli muhalifler ve batılı yetkililer şu an Abdullah'ın hesabının Suriye krizi ne kadar kısa sürede sona erer ve ne kadar ılımlı unsurlar Esedi yenerse Şam'da ılımlı bir yönetimin olması şansı o kadar fazla olur düşüncesi olduğunu söylüyor.

Batılı bir diplomat "Bu onlarla normal muhalifler arasında Şam'a doğru bir yarış ve kimse el-Qaide'nin kazanmasını istemiyor."dedi.

Yazının devamı için:


Son Durum Haritası



#Syria map, April 14. #Qamishli becomes a battleground, and skirmishes engulf the eastern #Hama countryside

Yeşil: Muhaliflerin elindeki bölgeler
Kırmızı: Rejim kontrolündeki bölgeler
Mavi:Çatışmalar devam ediyor
Sarı: Kürt güçlerin elindeki bölgeler

HALEP

http://img.ly/system/uploads/007/098/797/original_AleppoMar29.jpg